Galeri Siyah Beyaz Ankara | 20 Şubat – 28 Mart 2026
“Beden, dünyaya sahip olmanın genel aracıdır.”
— Maurice Merleau-Ponty, Algının Fenomenolojisi, 1945
Dengenin Hafızası, Günnur Özsoy’un wake foil yaparken gökyüzü ile su arasında kurduğu geçici uyumdan yola çıkar. Denge burada sabit bir hâl değil; bedenin dalga, rüzgâr ve yerçekimiyle her an yeniden müzakere ettiği bir ilişkidir. Bu kırılgan ittifak, serideki heykellerin maddesel varlığına dönüşür.
Sergide her form, başka bir formun imkânını belirleyen bir yer tutar. Ağırlıklar birbirine görünmez çizgilerle dokunur; sınırlar, temasla ve geri çekilmeyle yavaşça yeniden şekillenir. Denge, bir ustalık gösterisinden çok, düşme ihtimalini de içinde taşıyan bir fark ediş hâlidir.
Dengenin Hafızası, suyun bedenle kurduğu geçici ittifakı hatırlatarak dengeyi hem bedensel hem de etik bir sorumluluk alanı olarak ele alır. Etik oluşu, dengeyi yalnızca bireyin kendi ağırlığını ayarlamasıyla sınırlamamasından gelir; çünkü her bedensel konumlanış, başka bir varlığın alanına, ritmine ya da kırılganlığına temas eder. Suyla kurulan ilişkide olduğu gibi, denge ancak karşılıklı dikkat, ölçü ve geri çekilme iradesiyle mümkün olur.
Ayakta kalma ile bırakma arasındaki bu hassas hâl, serginin taşıdığı hafızanın kendisine dönüşür; tıpkı sanatçının suyla kurduğu o ilk sezgisel deneyimde olduğu gibi. Denge, burada geçmişte kalmış bir anı değil, bugün yeniden düşünülmesi gereken güncel bir hatırlatma olarak belirir.